Caprifoliaceae _ Hanımeligiller etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Caprifoliaceae _ Hanımeligiller etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

03 Haziran 2006

Viburnum - Kartopu

Çalı-Çit





Kartopu (Viburnum) ile mürverin (Sambucus _ Holunder) hanımeli ile aynı aileye (Caprifoliaceae _ Hanımeligiller _ Geissblattgewaechse) mensup olduğunu öğrenmek beni çok şaşırttı.
Kartopu (Gemeiner Schneeball, Blutbeer, Drosselbeerstrauch, Geißenball, Gewöhnlicher Schneeball, Glasbeere, Schlangenbeere, Wasserholder, Wasser-Schneeball) bahçemde yaprağını döken ve dökmeyen (Viburnum tinus olabilir mi?) olarak iki türle temsil ediliyor. Çok su seviyor, güneşe hiç itirazı yok. Çiçeklerini kış sonunda açması, bahar öncesi bahçede hüküm süren hafif kasvetli havaya adeta kar neşesi katıyor. Adını da muhtemelen bu özelliğinden almış.
Kayseri'de çok bilinip kullanılan Gilaboru (gilabolu-gilaburu, gilaburu, giraboğulu, gilebolu, girebolu, gilaboru, girabolu) adlı şifalı bitki de gene bu kartopunun bir türü (Viburnum opulus). Gilaboru'nun salkım halindeki kırmızı meyveleri olgunlaştıktan sonra yeniyor ya da suyu sıkılarak içiliyor, kabuklarının ise çay, tentür ve natürel ilaç olarak kullanıldığı söyleniyor.
Hastalıklara karşı sandığımdan daha hassas. Yaprak bitleri, beyaz zamklı bir madde, pamukçuk gibi başka bir şey kartoplarıma musallat olup duruyor. Ayrıca yeni sürgünler de kıvrılabiliyor. Bir gün önceden suya ıslatılmış sarımsak ( 1l suya 1 baş), ayrıca arap sabunu+soda+ispirto karışımı iyi geliyor. Ayrıca kıvrılmış filizleri koparıp atmaktan da çekinmiyorum.
Botanik: Bazı botanikçilere göre vatanı Türkiye, bazılarına göre ise orta Çin. Başta Asya'nın ılıman bölgelerinde, Türkiye'nin ise İç ve Karadeniz bölgelerinde ve de Avrupa'nın kuzeyi hariç tamamına yayılmıştır. Gilaboru orman kenarları ve ormanların seyrek olduğu bölgelerde, daha çok su kenarlarında ve nemli yerlerde yetişir. Gilaboru bazen bir çalı görünümünde, bazen de boyu 4 metreye kadar ulaşan küçük bir ağaçtır.

Yaprakaları karşılıklı, bir sonraki ile çapraz, kenarları kertikli, bazen 3 ve bazen 5 lopludur. İlkbaharda yeşil olan yaprakları sonbahara doğru açık kırmızımsı bir renk alır. Çiçekleri şemsiye gibi topluca bir arada ve çiçek demetinin etrafını çevreleyen bir sıra steril (kısır) ve içerideki diğer çiçekler ise fertildir (döllenebilir).

Meyveleri önce yeşilimsi ve sonra olgunlaşınca kankırmızısı bir renk alır ve çapı 0,8-1 cm olup içerisinde sadece bir çekirdek bulunur. Meyveleri ham iken yenirse zehirlenmelere sebep olur, bu nedenle ilk kar yağdıktan sonra yenir veya satılır.

Yetiştirilmesi: Genelikle sulak yerlerde ve ırmak kenarlarında problemsiz yetişir.

Hasat zamanı: Nisandan Ağustosa kadar dalların kabukları soyularak, kurutulur ve kaldırılır. Tentürü yapılacak ise taze olarak işlenir.



* * *


Araş.Gör. Lütfiye Ekici
Ank.Üni. Zir. Fak. Gıda Böl.

Prof. Dr. Sedat Velioğlu
Ank.Üni. Zir. Fak. Gıda Böl.



Gilaburu ve Sağlık

Dispacales (Rubiales) takımının Caprifoliaceae (Hanımeli) familyasından olan gilaburu bitkisi (Viburnum opulus), Crampbark, Guelder Rose, European Cranberrybush gibi isimlerle de anılmaktadır. Selçuklular ve Osmanlılar zamanında bu bitkiye, çiçeklenme dönemindeki güzelliğinden etkilenip 'Gül Ebru' ismi verilmiş ve bu isim dilden dile değişime uğrayarak Kayseri yöresinde gileburu, gilebolu, gilaburu, gilaboru; Konya yöresinde giraboğulu; Tunceli ve Karadeniz Bölgesi'nde ise gili gili şekline dönüşmüştür. Gilaburu, hızla büyüyen çok yıllık bir bitkidir ve yüksekliği 1.3 metreden 3.5
metreye kadar çıkabilir. Bitki dikimden 3 yıl sonra ürün vermeye başlamakta ve dip sürgünleri sayesinde 300 yıl kadar yaşayabilmektedir. Açık gri-kahvemsi renkteki kabuğun kalınlığı 3-5 ìm olup üzerinde ufak pullar vardır. Kabuğun iç yüzü sarımsı kahverengidir. 5-10 cm uzunluğundaki koyu yeşil yapraklar dişli ve 3-5 lobludur. Sonbaharda yaprakların rengi kırmızıya dönmektedir. Oldukça gösterişli, 5-10 cm çapındaki geniş salkımlar oluşturan yeşilimsi beyaz çiçekler ilkbaharda açar. Salkımların en dış halkalarındaki çiçekler sterildir. Yaz sonlarında olgunlaşan parlak kırmızı meyvelerinin çapı yaklaşık olarak 8 mm' dir. İnce kabuklu, tek çekirdekli, karın yarığı bulunmayan, küre şeklindeki meyvelerden yaklaşık 30-40 tanesi bir salkımı oluşturmaktadır. İnce ve düz yapıdaki kabuk, meyveye yapışık olarak bulunmaktadır. Meyveye ilişkin bazı özellikler yaklaşık olarak şu şekildedir: Meyve etini muhafaza eden kabuğun kalınlığı 62 , taneye oranı %11 olan pembe renkli, parlak ve pürüzsüz çekirdeklerin ağırlığı 0.050-0.060 g, genişliği 7.15 mm, uzunluğu 9.5 mm, kalınlığı 1.9 mm ve hacmi de 0.042 ml'dir. Olgunlaştıkça sulanan meyveler zayıf, sarkık, şemsiyemsi bir görünüm almaktadır. Gilaburu bitkisinin meyve tutma oranı %15.32, ağaç başına meyve verimi ise 8.4 kg kadardır. Periyodisite durumu göstermeyen gilaburu bitkisinden her yıl aynı oranda verim alınabilmektedir. Bu meyvelerin meyve suyu verimi yaklaşık olarak %43.5'dir (Anon. 2002a; Anon. 2002b; Anon. 2002c; Anon. 2002d; Anon. 2003a; Anon. 2003c; Baytop 1963, 1984; Cive-lek 1997; Davis 1972; Frohne ve Pfaender, 1987)
Gilaburu daha çok yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve kar yağışlı karasal iklimde yetişmeye uygun bir bitki olup Türkistan, Sibirya, Amerika, Avrupa, Kuzey Asya ile Kuzey Afrika'da sınır ve süs bitkisi olarak yetiştirilmektedir. Ülkemizde ise başta Kayseri olmak üzere Bursa, Sakarya, Ankara, Tokat, Sivas, Trabzon, Çoruh, Maraş, Kırşehir, İstanbul, İzmit, Erzurum, Samsun illerinde doğal olarak yetişmektedir ( Baytop 1963, 1984; Davis 1972 ). Organik maddelerce zengin topraklardan hoşlanan gilaburu iyi gelişebilmek için bol miktarda suya, iyi renkli ve kaliteli meyve vermek için de güneşe ihtiyaç duymaktadır. Bitki hasattan 15-20 gün sonra yapraklarını döküp dinlenmeye girmektedir ( Demircan 1998).
Gilaburu suyu Orta Anadolu'da yıllardır geleneksel bir içecek olarak tüketilmektedir. Sonbahar sonlarında meyveler bıçak ya da makas kullanılarak saplarıyla toplanıp musluk suyuyla yıkandıktan sonra yaklaşık üç ay boyunca su dolu bir kapta bekletilmekte ve bu süre sonunda
meyveler olgunlaşıp yenilebilecek bir tada gelmektedir. Daha sonra meyve suyu elde etmek için meyveler preslenmekte ve tüketimden önce suyla seyreltilip bir miktar şeker ilavesiyle içmeye hazır hale getirilmektedir (Soylak ve ark., 2002 ).
Gilaburunun kabuk ve meyveleri farmakolojide geniş bir kullanım alanı bulmaktadır. Kabukların kaynatılmasıyla elde edilen sıvının dahili ve harici kullanım alanları vardır. Hafif astım, epilepsi nöbetleri, yüksek tansiyon, bazı kalp rahatsızlıkları, kramplar, menstrüal sancılar, kabakulak, doğum sonrası sancılar, uyku bozuklukları, romatizma ve bazı sinir rahatsızlıklarında dahili olarak, egzama gibi bazı cilt problemlerinde ise harici olarak kullanılmaktadır. Gilaburu suyunun böbrekte oluşan kum ve taşları eritici özelliği olduğu da bildirilmektedir. Anadolu'da safra ve karaciğer hastalıklarının tedavisinde de bu bitkiden yararlanılmaktadır. Ancak başlıca kullanım alanları kramplar ile menstrüal sancılardır. Kasın gevşemesini sağlayan bileşenin 'viopu-dial' olduğu düşünülmektedir. Gilaburunun diğer aktif bileşenleri ise hidrokinonlar, arbutin, metilarbutin, skopoletin ve skopolin gibi kumarinler ile tanenlerdir ( Anon. 2002b; Anon. 2002c; Baytop 1963, 1984; Demircan 1998 ).

Harward Medicine School'da yapılan ve The New England Journal of Medicine'da yayınlanan çalışmada günde 250 gram gilaburu suyu tüketiminin sağlık üzerine olumlu etkilerinin olduğu belirtilmektedir. Üriner enfeksiyonlar ile kanser tümörlerindeki azalmaların gilaboruda bulunan antioksidan maddelerle olan ilgisi üzerindeki çalışmalar ise halen devam etmektedir ( Anon. 2002e ).
Gilaburu üzerinde yapılan bir çalışmada bitkinin gövdesinde, kabuğunda ve meyvelerinde saptanan bazı bileşikler Tablo 1'de verilmiştir (Anon., 2003b; Bolat ve Özcan, 1995). Tablo 1'de belirtilen bileşiklerin yanı sıra, gilaburu ayrıca vitamin K, viburnin, isovalerianik asit, salisin, salik asit ve reçine de içermektedir. Gilaburuda bulunan valerik asit bitkiye valerian (teskin edici) bir koku vermektedir. Gilaburu meyveleri, ayrıca boya ve mürekkep endüstrisinde de kullanım alanı bulmaktadır (Anon. 2002b).
Gilaburu, kuşburnu ve alıçta sırasıyla indirgen şeker %5.83, %15 ve %4.9; ham selüloz ise %19.86, %2.80 ve %2.80 kadardır (Bolat ve Özcan 1995 ).
Gilaburu meyvesinin çekirdek ve pulp artıklarında önemli oranda sterol bulunmaktadır. Gilaburu çekirdeklerinin aspartik asit, treonin, serin, glutamik asit, prolin, glisin, alanin, valin, lösin, izolösin, tirozin, fenilalanin, histidin, lisin ve arjinin olmak üzere toplam 15 farklı aminoasit içerdiği belirlenmiştir (Karimova et. al 2000 ).
Gilaburuda bulunan galaktoz, arabinoz ve ramnoz gibi bazı şekerlerin bağışıklık sistemini uyaran bir etkiye sahip oldukları tespit edilmiştir. Bunlar, fagozitik indeks ve peritonal makrofajlarla lizozomal enzimlerin salgılanmasında etkilidirler. Gilaburudaki asidik polisakkaritlerin uyarıcı etkilerinin olması için kalsiyum iyonlarına ihtiyaç duyulmaktadır (Ovodova et. al, 2000 ).
Ülkemizin Orta Anadolu Bölgesi'nde çokça yetişen gilaburu sadece yöre halkı tarafından kış aylarında meyve ve meyve suyu olarak tüketilmektedir. Oysa, bol miktarda C vitamini ve antioksidan maddeler içeren gilaburunun gıda endüstrisinde de değerlendirilebilecek bir ürün olduğu düşünülmektedir.



Bütün bunları kayda geçtim, geçmesine de sonra kartopu ve mürverin hanımeligil ailesinden çıkarıldığını öğrendim. Adoxaceae ailesindenmiş. Herhalde uzmanlar doğrusunu biliyordur. Ne var ki bir sürü kaynak henüz bu ayrımdan haberdar edilmemiş. Yani isteyen kartopu ve mürvere hanımeligillerdendir diyor, bazıları demiyor. Çok önemli mi?

Abelya

Çalı
Abelia da hanımeligil (Caprifoliaceae) ailesinden bir çalı türü. Her daim yeşil. Japonya'dan Meksika'ya kadar uzanan bir çizgide yetişiyor. Adını bu bitkiyi ilk kez Çin'den İngiltere'ye taşıyan Dr. Clark Abel'den almış. Yaklaşık 15-30 türü var.
* Abelia adenotricha - (Çin)
* Abelia aitchinsonii
* Abelia angustifolia - (Çin)
* Abelia anhwensis - (Çin)
* Abelia biflora - (Çin)
* Abelia buddleioides - (Çin)
* Abelia cavaleriei - (Çin)
* Abelia chinensis - (Çin)
* Abelia chowii - (Çin)
* Abelia coriacea - (Meksika)
* Abelia corymbosa
* Abelia curviflora - (Japonya)
* Abelia engleriana - (Sezuan - Çin)
* Abelia fargesii - (Japonya)
* Abelia floribunda - Mexican Abelia (Meksika)
* Abelia gracilenta - (Çin)
* Abelia graebneriana - (Çin)
* Abelia hersii - (Çin)
* Abelia integrifolia - (Japonya)
* Abelia ionandra - (Tayvan)

* Abelia ionostachya - (Japonya)
* Abelia longituba - (Çin)
* Abelia mairei - (Çin)
* Abelia mexicana - (Meksika)
* Abelia mosanensis - (Kore)
* Abelia myrtilloides - (Çin)

* Abelia occidentalis - (Meksika)
* Abelia parvifolia - (Çin)

* Abelia schischkinii - (Çin)
* Abelia schumannii - (Çin)
* Abelia serrata - (Japonya)
* Abelia spathulata - (Japonya)
* Abelia speciosa - (Meksika)
* Abelia tomentosa - (Japonya)
* Abelia triflora - (Himalaya)
* Abelia tyaihyoni - (Kore)
* Abelia umbellata - (Sezuan - Çin)

* Abelia uniflora - (Çin)
* Abelia verticillata - (Çin)
* Abelia zanderi - (Sezuan - Çin)
Bahçemde 3- 4 tane abelya var. Onları minik ağaççıklar yapmaya çalışıyorum. Güzel olan, kışın da küçük küçük yapraklarla bahçeye biraz canlılık katmaları. Sonra Mayıs ayından ilk soğuklara kadar güzel küçük pembeli beyazlı çiçekler açıyor. Hiç bakım istemiyor. Kesmek, budamak bile istemiyor. Üzerinde hiç böcek de görmedim. Yapraklarını da kimse yemeye yanaşmıyor.

28 Mayıs 2006

Caprifoliaceae _ Hanımeli

Sarmaşık


Hanımeli benim için olmazsa olmaz bir sarmaşıktır. Çiçeklerinin kırılgan görüntüsü bir yana yanından geçtikçe yükselen o koku yok mu...
Bitki tabiatın iç güdüsüne tam bir örnek. Her şart altında yetişiyor ve amansız bir büyüme eğiliminde. Görüntü kirliliği oluşturan çöp tenekesi ya da en olmadık yere dikilmiş bir direği perdelemek ya da yan komşusu ile arasına kibarca mesafe koymak isteyen biri hemen o bölgeye ince bir kök hanımeli diksin, göz açıp kapayana kadar hedefe ulaşır. Yapraklarını da pek dökmediğinden asmanın ya da begonvilin aksine rahatça evin dibine dikilmeye layık bir temizlik örneği. Ayrıca kuşlar da sarmaşığın içinde saklanmaya bayılıyor. Arıların da çiçekleri çok sevdiğini unutmamak gerekir.
Bahçemizdeki hanımelinin göğe yükselmenin yanı sıra bir başka görevi daha var: yere yakın dallarıyla yerleri örtmek, çimenimize bir kenar süsü. Otları yolmaktan kurtulmanın bir başka yolu...


* Lonicera albiflora
* Lonicera arizonica
* Lonicera x bella

* Lonicera caerulea
* Lonicera canadensis
* Lonicera caprifolium

* Lonicera chrysantha
* Lonicera ciliosa
* Lonicera conjugialis
* Lonicera dioica
* Lonicera etrusca
* Lonicera flava
* Lonicera fragrantissima
* Lonicera x heckrottii

* Lonicera hirsuta
* Lonicera hispidula
* Lonicera interrupta
* Lonicera involucrata
* Lonicera japonica
* Lonicera korolkowii
* Lonicera maackii
* Lonicera x minutiflora
* Lonicera morrowii

* Lonicera x notha
* Lonicera oblongifolia

* Lonicera orientalis
* Lonicera periclymenum
* Lonicera reticulata
* Lonicera ruprechtiana
* Lonicera sempervirens
* Lonicera standishii
* Lonicera subspicata
* Lonicera tatarica
* Lonicera utahensis
* Lonicera villosa
* Lonicera x xylosteoides
* Lonicera xylosteum
Türleri bunlarmış. Bende iki tane var, adlarını bilemiyorum. Biri bildiğimiz hanımeli işte, diğeri yaprağını döken bir tür. Bu mevsimde önce çiçek açarak büyüyor ve tam sarmaşık değil, daha çok çalı. Fazla kokmuyor ve çiçekler daha küçük. İstanbul'da bir bahçede kırmızı çiçekler açan bir cinsini görmüştüm, kimbilir belki bir gün onu da bulurum.