Gentianales etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gentianales etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

02 Ekim 2009

Peru Zakkumu

ağaççık, çalı
Peru zakkumuna (Thevetia peruviana) şapka çıkarıyorum. Bahçeye hemen hemen ilk ektiklerimizden. Bahçe kapısının hemen yanına, duvar dibine ekiverdik. Önündeki zeytin, ayrıca pembe-beyaz begonyalar, hatmiler ve de sürekli üstüne doğru sürülüp duran demir sürgülü kapı... Kaç kere artık öldü herhalde dedik. 7-8 sene süründü. Ama her yıl bir iki çiçekle bizi sevindirdi. O kadar gayretliydi ki elimizi atıp da herhangi bir müdahalede bulunursak küser endişesiyle hiç yakınına gitmedik. Bu yıl çıldırdı. Mayıs ayında çiçeklerini açmaya başladı, şimdi aylardan ekim, hala çiçek açıyor.
O bölge çok nadir su görür ama bahçenin en uzun güneş alan köşesi, yani en sıcak köşelerden biri. Begonvil ve zeytin de muhtemel kavurucu yaz güneşine karşı onu biraz gölgeleyerek koruma altına almışlar.
Bitkinin zakkum diye adlandırılması yanıltıcı. Gerçi bildiğimiz zakkumla (Nerium oleander) hem aynı takıma mensup (Gentianales) hem de aynı aileye Apocynaceae ama Peru Zakkumu ayrı bir tür, bir Güney Amerikalı. Batılı kaynaklar 15-16 derecenin altında pek yaşayamadığını söylüyorlarsa da sanırım Güney Ege'nin iklimine uyum sağlamış. Bizim bölgede pek çok bahçede bu bitkiye rastladım. Gene de biraz korumak gerekebilir.
Bizimki gibi kendi haline bırakıldığında bir ağaççık olabiliyor (9 m), yoksa süslü bir çalı.
Meyvelerinden de bahsetmek gerekirse ceviz sertliğinde, ama yenmiyor (zaten bütün diğer aile üyeleri gibi zehirli). Peru'da bu meyvelerden müzik aleti olarak yararlanılıyormuş.
Ekim ayında olmamıza rağmen uçlarından çelik alıp diktim. Zakkumla akraba olduğuna göre bakarsın tutar. Ayrıca çekirdeklerini de ekeceğim. Bakalım ne olacak.

04 Şubat 2009

Cezayir Menekşesi _ Vinca

yerörtücü
Zakkumgiller (Apocynaceae) ailesinin bu üyesi, benim gibi bahçede ot yolmaktan bıkmış tembel insanlar için biçilmiş kaftan. Kaplanması istenilen alanın bir iki ucuna bir_iki dal atmak (toprağa gömmeye bile gerek yok) yeter, bir mevsim sonra yerden 30 cm yükselebilen, üstüne basılmasına pek fazla aldırış etmeyen (tabii bu daha çok kediler ve köpekler için geçerli) harika bir yer örtücü meydana geliyor. Erken baharda açmaya başlayan çiçekleri kavurucu yaz sıcakları gelene kadar mavi mavi göz kırpıyor. Yazın susuzluğa katlandığı gibi kışın da dondan hiç etkilenmiyor. Tek bir şartı var, o da gölge, en azından bütün gün çıplak güneş altında kalmaktan hiç hoşlanmıyor. Yapraklarının koyu yeşili soluklaşıyor.
O kadar canla başla büyüme gayreti içinde ki yayılmasını önlemek için kenarları çevrilmiş alanlara dikmek daha akıllıca olur. Bu kenarlara konacak saksılara da dikkat! Kaşla göz arasında o saksılarda bitiveriyor.
Tüm kolaylığına karşın bazı 'zararlı' böceklere karşın bir iki kere arap sabunlu isportayla ilaçlamak zorunda kaldım.
Alacalı yapraklısına da değinmeden geçmeyelim. Onun büyümesi biraz daha yavaş. O sağlamcı. Yavaş ve emin adımlarla ilerliyor.
Zakkumgiller ailesi bir bütün olarak zehirli olmalarıyla meşhur.
Buna karşın bu bitkinin şifalı bitkiler listesinde yer almasına şaşırdım.

Bilgi
Zakkumgiller familyasında yer alan ve anayurdunun neresi olduğu bilinmeyen Vinca cinsi bitkilerden 4 türü ülkemizde yetişmektedir. Bunlardan Cezayir menekşesi (V. majör) konumuzu en çok ilgilendiren türdür. 30-40 cm. kadar boylanabilen, her zaman yeşil kalan, bol bol kök salan, yatarak uzayan gövdeli ve dik saplı, çokyıllık çalımsı bitkidir. Kalp biçimli ve ucu sivri koyu yeşil yapraklan karşılıklı dizilmiş durumdadır. Birbirine yapışmış durumda 5 çanak yaprağı ve yalnızca dipleri bitişerek boru biçimini almış hafifçe yere doğru bakan açık mavi-morumsu ya da seyrek olarak beyaz renkli 5 taçyaprağı bulunan çiçekleri, mayıstan başlayıp yaz boyunca açar. Tohumlarını taşıyan meyvesi kapsül biçimindedir. Bitki, yerde yatarak uzayan dallarının köklenmesiyle ya da döktüğü tohumlarıyla çoğalır. Ancak çok ağır gelişen bir bitki olduğundan, şaşırtmaca yapılarak, yani yeri değiştirilerek gelişmesi hızlandırılır. Kirli havaya dayandığı ve bulunduğu yere iyice yayılarak toprağı iyi örttüğü için bahçelerde sevilerek yetiştirilir. Topraküstü kesimleri kanser tedavisinde kullanılan ilaçların bileşiminde yer alan alkaloitleri içeren Cezayir menekşesinde, vinkarnin, izovinkamin, vinkamirin vb. alkoloitler ile tanen, organik asitler, karbonhidrat ve glikozitler bulunur. Bitkinin yaşken acı olan topraküstü kesimleri, kuruyunca hafif ekşi tat kazanır.

Tıbbi Etkileri ve Kullanımı
Cezayir menekşesinin tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri şöyle
özetlenebilir:
  • Doku ve damar büzücüdür. Peklik verici olarak diyare ve dizanterinin tedavisinde kullanılır.
  • Kanamaları ve sıvı kaybını önler: Diyare ve kolitte sıvı ve kan kayıplarını durdurur.
  • Kadınların aybaşı döneminde aşırı kan gelişini engeller.
  • Burun ve dişeti kanamalarına, ağız ülserleri ve boğaz ağrılarına karşı yararlı etkileri vardır.
  • Bedeni güçlendirici bir toniktir.
  • İdrar söktürücüdür.
  • İştah açıcıdır.
  • Şeker hastalığının tedavisine yardımcı olur.
  • Beyin damarı hastalıklarında olumlu etkileri vardır. Zekâ açıcı ve beyin etkinliğini artırıcı olarak alınır.
  • Tansiyonu düşürür.
Bütün bu etkileri sağlamak üzere, Cezayir menekşesinin topraküstü kesimleri
ilkbaharda bitki çiçeklenmeden önce kesilip toplanarak gölge yerde kurutulur.
1-2 tatlı kaşığı kurumuş bitki karışımının üzerine l bardak kaynar su dökülüp
10-15 dakika süreyle demlendirilerek bir infüzyon hazırlanır. Bu infüzyondan
günde üç kez birer bardak içilir.
  • Ayrıca Cezayir menekşesi etkili bir yara iyileştiricidir.
Bunun için aynı infüzyon yaralara dıştan uygulanır.

28 Ocak 2009

Zakkum - Nerium Oleander

ağaççık

Bitkilerin uğursuzluğu düşüncesi genelde tüylerimi ürpertse de nedense zakkumu uzaktan sevmenin daha iyi olacağı düşüncesinden hiç kurtulamadım. Batıl inançlara da bazen saygı duymak gerekir. Nitekim sonradan bu bitkinin olağanüstü zehirli olduğunu öğrendim. Zakkumdan zehirlenip ölen bir hayvanın etinin bile zararlı olduğu söyleniyor. Hatta koklamak bile başağrısı, mide bulantısı yapabiliyormuş. Zakkum dallarından şiş yapıp ateşte et pişirenlerin vay haline... Zehir zıkkım deyimini bile zakkuma dayandıran var.
Gene de öyle güzeller ki sonunda dayanamayıp evin dış demirleri boyunca diktik, böylece hem bahçe içinde değiller hem de güzelliklerinden mahrum kalmıyoruz. Bir de saksıda bonsai adayı olarak büyüyenler var ama onlar da alacalı yapraklı olduklarından uğursuzluk kapsamından dışarı çıkarıldılar. Çoğaltması da çok kolay. Taze tepe sürgünü koparıp toprağa dikmek yetiyor. Sonbahar sonunda oluşan tohumlardan yetiştirmeyi ise hiç denemedim.
Zakkumların kendi kendilerine yetiştiklerini (yani doğada kendiliklerinden var olduklarını... Nedense onları hep insan üretmesi sanırdım) bilmezdim, oysa sulak topraklarda, özellikle dere boylarında gerçekten kendi kendilerine büyüyorlar. Yazın susuzluktan pek etkilenmiyorlar, en azından ölmüyorlar ama büyümüyorlar da. Ama sulanmaktan da hiç şikayetçi değiller (dere kenarlarında boy gösterdikleri hatırlansın). Özellikle çiçek açana kadar bol su onlara iyi geliyor. Pembe, beyaz, kırmızı, sarı, katmerli ve yalınkat çiçekleri gerçekten batıl inançları yerle bir edecek kadar güzel.
Tek başına, hiçbir akrabası olmadan yaşayan zavallı bir bitki mi yoksa bu derken aynı ailede, yani Apocynaceae'de (Türkçesine zakkumgiller denilmiş) bir de Cezayir menekşelerinin (Vinca major ve minor) bulunduğunu tespit etmekle onlar adına rahatladım. Sonra bir akraba daha buldum: Apocynum cannabinum, diğer bir deyişle marihuana.




Genel Özellikleri: Uzun şeritsi mızrak biçimindeki yaprakları sürgünlere üçlü çevrel veya karşılıklı, bazen de dörtlü dizilidir. Yaprakları boz yeşil renkli, tam kenarlı, deri gibi de kalındır. Orta damar belirgin olarak çıkıntılıdır. Çiçek kurulları terminal durumludur. Kırmızı, beyaz, pembe ve nadiren sarı renklerde düz, yarı katmerli veya katmerli dayanıklı çiçekleri, Haziran-Ekim aylarında açar. Doğal yetişen bireylerin çiçekleri 3cm çapında ve pembe gül rengindedir
İklim ve Toprak İstekleri: Güneşli, sıcak, kurak veya drenajı iyi olmak şartıyla rutubetli yerlerde de kaplı fidan kullanılarak başarıyla yetiştirilebilir. Serin yerlerde çiçek verimi düşer, soğuk etkileri ve don zararları gözlenir. Hızlı büyümesi, rüzgara, tuz serpintilerine ve hava kirliliğine dayanması sahil ve tatil kentlerinde ona geniş bir kullanım alanı sağlar.
Budama Durumu: Sürgün uçlarını kesmekle çiçek verimi arttırılabilir.
http://www.bahcesel.com/forumsel/sus-calilari/6591-nerium-oleander-zakkum-oleaceae/