Saxifragales etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Saxifragales etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

03 Mart 2007

Zemheri Menekşesi _ Bergenia

yer örtücü


Bu yıl zemheri menekşesi - kış ortancası - kış sümbülü, kısaca Bergenia'ya önem vermeye karar verdim. Bu bölgeye adımımı attığım anda dikkatimi çeken bir bitkiydi. İstanbul evlerinin cam önlerini süsleyen sardunya neyse burada da zemheriler o. Yani saksıların vazgeçilmez süsü. Şubat ayından itibaren kış hüznünü pembe bir bahar müjdecisine çeviren nadir çiçeklerden.
Hemen edindim tabii. Ama saksıda bir türlü istediğim gibi olmadı. Bir yerlerden kulağıma çalındı, yayılıcı olma özelliğiyle ideal bir yer örtücü sayılıyordu. Hemen bahçenin bir köşesine ektim. Fakat aradan bir sene daha geçti, öleyim mi kalayım mı diye düşünüp duruyor. Gerçi bir iki çiçek de açtı ama...
Bu yıl canavar kesildi. Çiçek üstüne çiçek açıyor ama öyle gözden ırak bir yere ekmişim ki! Sanki ondan utanıyormuşum gibi... Ancak benim gözlerim tarafından sevilip okşanabiliyor.
Çiçeği kesinlikle hakettiği ilgiye kavuşturmaya kararlıyım. Pancar, turp, havuç ekerek köklerini biraz kurutur gibi olmama karşın otlarını yola yola bitiremediğim, sürünücü taflan, ayrıca alacalı cezayir menekşesi (Vinca minor) ekerek göze güzel bir hale getirmeye çalıştığım ama bir türlü istediğim neticeyi alamadığım bir bölgeye bu yıl Bergenia çıkartması yapacağım. Her ne kadar yayılıcı bir bitki olduğu söyleniyorsa da 3-5 tane fide bulup o alanı adeta Bergenia ile kaplayacağım. Çok yayılırsa ne ala, başka yerleri de onlarla kaplarım. İş bu çiçeklerin değişik renklerini bulmakta. Yaygın olan pembesinin dışında kırmızısı, mavisi ve beyazı varmış.
Bitki hakkında bilgi vermek gerekirse: Anavatanı, Afganistan'dan Çin'e Asya, esas olarak da Nepal'miş. Saxifragaceae
ailesinden...
Salata ya da ıspanak yaprakları gibi yuvarlak uçlu, 30- 45 cm kadar büyüyebilen, yaz kış yeşil kalan bir bitki olup çiçekleri 2.5 cm büyüklüğünde, birbirine bitişik buket şeklinde. Güneşten gölgeye kadar geniş bir ışık seçeneğinde yetişebiliyor. Yeşil yapraklar kışın uçlarına doğru morlaşır, grileşir. Özellikle bu renkler kırağıdan sonra çok çarpıcı oluyor. Dona, soğuğa dayanabiliyor.
Son senelerde üretilmiş bordo yapraklı (B. cordifolia ‘Purpurea‘) bir türü de varmış.
Su ihtiyacı fazla yok gene de yazları çok sıcak bölgelerde fazla ihmal edilmemeli.
Çoğaltma ilkbaharda ya da sonbaharda, köklerin ayrılmasıyla yapılabiliyor.

03 Şubat 2007

Günlük

Ağaç



Günlük ağacı bölgemizin endemik bitkilerinden. Çınar ağacı gibi yaprakları var ama çok daha küçük, daha çentikli ve yeşili de daha canlı. Bir özelliği de süratle büyümesi. Bu özelliği ile bonsai amatörleri için de çok elverişli. Büyümeyi o kadar seviyor ki kesme hatalarını kısa zamanda düzeltmek mümkün oluyor. Tabii bu benim bir tanesini öldürmeme engel olmadı. Çünkü aynı zamanda suyu da seviyor. Ormanda kim su veriyormuş diye düşünme saçmalığına hemen kuruyarak cevap veriyormuş demek ki.

GÜNLÜK _ Liquidambar orientalis
Diğer Adları: Akamber, Günnük, Sığla, Sığıla
Aile: Altingiaceae
Takımı: Saxifragales



Acıfındıkgiller familyasındandır. Yeryüzünün Üçüncü (Tersiyer) döneminden, yani yaklaşık 65 milyon yıl öncesinden günümüze kalan Anadolu Günlük ağacı (Liquidambar orientalis) dünyada yalnızca ülkemizde, Muğla ilimizin Marmaris, Milas, Köyceğiz ve Fethiye ilçelerinde yabani olarak yetişmektedir. Aynı cinsten Amerikan Günlük ağacı (L. styracifluea) ile Formoza Günlük ağacı (L. formosana) ülkemizde yetişmez. Anadolu Günlük ağacı 20 m'ye kadar boylanabilen, kışın yapraklarını dökmeyen, çınara benzeyen kalın dallı ve geniş tepeli bir bitki olup ya tek cins ya da diğer ağaçlarla birlikte ormanlar oluşturarak gelişir. Çınarınkine benzeyen ama daha küçük ve daha açık renkli olan yapraklan ince uzun saplı, 3-7 loplu ve bu lopların kenarları keskin dişlidir. Yaz mevsiminde açan çiçekleri yeşilimsi renktedir. Aynı ağaç üzerinde erkek ve dişi eşeyli çiçekleri ayrı gruplar halinde bulunur. Kapsül biçimindeki meyvelerinin içinde 1-2 tane küçük tohumu yer alır. Nemli ve humuslu toprakları seven günlük ağacı, döktüğü tohumlarla çoğalır.
Günlük ağacının odunlaşmış gövdesi üzerinde balsam kanalları vardır. Her ağaçtan iki ya da üç yılda bir, yaz mevsiminde uzunlamasına yarıklar açılarak ağacın güzel kokulu yağı (balsam) ve kabukları alınır. Bu balsam stirol adlı uçucu yağ, vanilin, rejine, sinnanik asit, stirasin ve storesin adlı maddeleri içerir. Parfümeri endüstrisinde iyi bir koku tespit edicidir (fîksatif). Günlük ya da sığla yağı denilen bu balsam, Türkiye'nin tarımda önemli bir dışsatım ürünüdür. Ayrıca tütüne güzel koku vermek üzere kullanılır. Ağacın balsamı alınmış kabukları buhur adıyla dini törenlerde tütsü olarak yakılır.
Piyasada satılan sarımsı gri renkli, bal gibi koyu kıvamlı, güzel kokulu ve acımsı tatlı günlük ya da sığla yağının tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri şöyle özetlenebilir:


  • İyi bir antiseptiktir. Yaraların temizlenmesinde ve iyileştirilmesinde dıştan uygulanır.
  • Ciltte ve saçlı deride de antiseptik ve temizleyici olarak dıştan uygulanır.
  • Uyuz ve mantar gibi deri hastalıklarında günlük merhemi ya da yakısı şeklinde uygulanarak asalak öldürücü ve iyileştirici etkilerinden yararlanılır.
  • Mide ve onikiparmakbağırsağı ülserlerinde yara iyileştirici niteliğinden yararlanılır. Bunun için günlük yağı sulandırılıp içine bal ya da şeker katılarak tatlandırılıp içilir.
  • Ayrıca günlük yağı balgam söktürücü, nefes darlığını giderici ve bedeni rahatlatıcı etkiler taşır. Bunun için bir önceki maddedeki gibi tatlandırılıp sulandırılarak içilir.